On dört yaşındayım ve Dubai Havalimanı’nın o soğuk ışıkları altında, binlerce yabancının arasında yapayalnız kalmıştım. Her şey, başarılı derslerimi kıskanan ağabeyimin “şaka” yapmaya karar vermesiyle başladı. Pasaportumu “sadece bir dakikalığına” bakmak için elimden alıp kalabalığın içinde kaybolduğunda, bu oyunun hayatımı karartacak bir tuzağa dönüşeceğini hiç tahmin etmemiştim. Uçağa biniş işlemleri bittiğinde, ailem cam kapıların ardında gözden kaybolmuştu.
Telefonum çekmiyor, cüzdanım yanımda durmuyordu; panik yerini yavaş yavaş derin bir açlığa ve çaresizliğe bırakmıştı. Bir bankta dizlerimi kendime çekmiş, görünmez olmaya çalışarak ağlarken orta yaşlı, Arap bir adam yanıma yaklaştı. Sakin bir sesle, “Seni terk mi ettiler?” diye sordu. Korkuyla irkildim ama o güven veren bir tavırla devam etti: “Gel benimle, sana yardım edeceğim. Bunu yaptıklarına pişman olacaklar.”

O yaşta yabancılardan korkmamız öğretilir ama bazen güvenmek, hayatta kalmak için tek yoldur. Adamla birlikte havalimanı ofislerine doğru yürüdüm. Meğer bu yabancı, yerel konsolosluklarla çalışan gönüllü bir tercümanmış. Benim gibi sessizce ve kimsesizce bekleyen çocukları nerede bulacağını çok iyi biliyormuş. Benim için sadece bir koruyucu değil, aileme hayatları boyunca unutamayacakları bir ders verecek olan otoritenin sesi oldu.
Kısa süre sonra aileme, hayatlarını karartacak kadar ciddi ve soğuk bir telefon gitti. Güvenlik güçleri, reşit olmayan bir çocuğu belgesiz ve parasız şekilde transit bölgesinde bıraktıkları için acilen geri dönmelerini emrediyordu. Havalimanına geri döndüklerinde ağabeyim bunun “sadece aptalca bir şaka” olduğunu söyleyerek kekeledi, annem ve babam ise gözyaşları içinde kendilerini savundu. Ancak yasalar karşısında “şaka” kavramı, sorumluluğun bittiği yerde son buluyordu.

O gece, ailem bir çocuğun hayatıyla oynamanın bedelini ağır bir sorgu ve yasal uyarılarla ödedi. Belgelerim düzenlendi ve bir sonraki uçuşa bindirildim. Fiziksel olarak bir zarar görmemiştim ama o gün orada öğrendiğim şey şuydu: Gerçekten güvende olduğunuz yer ailenizin yanı değil, dürüst insanların vicdanıdır. Ağabeyimin kıskançlığı ise o gün Dubai Havalimanı’nın soğuk zemininde sonsuza dek gömülü kaldı.