Acil servis hattına, yan taraftaki boş eve korkunç bir canavarın yerleştiğini ve oradan günlerdir insanlık dışı, ürkütücü sesler yükseldiğini iddia eden yaşlı bir kadından tuhaf bir ihbar geldi

Acil servis hattına gelen ihbar, tecrübeli operatörleri bile hayrete düşürecek cinstendi. Yetmiş yaşlarında olduğu anlaşılan yaşlı bir kadın, boş komşu evden günlerdir korkunç, insanlık dışı kükremeler yükseldiğini iddia ediyordu. Kadın, “Evin sahibi öldü, bina bir haftadır tamamen boş ama içerideki canavar kanımızı donduruyor, çocuklar sokağa çıkmaya korkuyor!” diyerek feryat ediyordu. Kurtarma ekipleri, bunun yaşlı bir kadının hayal ürünü olduğunu düşünerek adrese gittiler; ancak kapıya yaklaştıklarında içeriden gelen o derin ve hırçın hırıltıyı duyunca hepsi buz kesti.

Evin içinde gerçekten de televizyon sesine ya da normal bir evcil hayvana benzemeyen, vahşi bir yaratığa aitmiş gibi duran boğuk sesler yankılanıyordu. Kısa bir tereddüdün ardından ekipler kapıyı kırmaya karar verdi. İçeri girdiklerinde onları ağır, mide bulandırıcı bir koku ve karanlık bir sessizlik karşıladı. Sesin geldiği kiler odasına doğru fenerleriyle ilerleyen kurtarma ekibi, odanın ortasında o meşhur “canavarı” gördüklerinde dehşete düştüler.

Karşılarındaki yaratık aslında bir köpekten başkası değildi. Ancak açlıktan kemikleri sayılan, tüyleri dökülmüş ve gözleri cam gibi parlayan bu canlı, tanınmayacak haldeydi. Sahibi hastaneye kaldırılıp orada ölünce, kimse evdeki köpeği hatırlamamıştı. Günlerce susuz ve aç kalan hayvan, bir haftalık yalnızlığın sonunda hayatta kalma içgüdüsüyle kilerde bulduğu ölü bir fareyi yemiş ve bu yüzden kuduz hastalığına yakalanmıştı.

Hayvanın çıkardığı o korkunç, insanlık dışı seslerin sebebi ne bir canavardı ne de doğaüstü bir güçtü; sadece terk edilmişliğin, hastalığın ve acının verdiği o yıkıcı ızdıraptı. Hastalık sinir sistemini vurduğu için zavallı hayvan vahşi bir yırtıcıya dönüşmüştü. Kurtarma ekipleri büyük bir titizlikle çalışarak hayvanı etkisiz hale getirdiler ve çevre sakinlerine zarar gelmeden evden tahliye ettiler.

Olayın sonunda mahalleli derin bir nefes alırken, bu dramatik olay arkasında hüzünlü bir ders bıraktı. Sözde “canavar”, aslında insanların sorumsuzluğu ve ilgisizliği yüzünden bu hale gelmiş sadık bir dostun son haykırışıydı. Komşular, kapalı kapıların ardındaki sessizliği dinlemenin ve ihtiyaç sahiplerine (insan ya da hayvan) vakitlice el uzatmanın ne kadar hayati olduğunu acı bir tecrübeyle öğrenmiş oldular.

Like this post? Please share to your friends: