Atlixco’daki çiçek serasını bırakıp kızı Mariana’nın gözyaşlarına dayanamayarak Houston’a giden Doña Teresa, orada bir anne gibi değil, adeta ücretsiz bir hizmetçi gibi karşılandı. Kızı ve damadı Diego, evdeki tüm temizlik, yemek, çocuk bakımı ve hatta bahçe işlerini bir liste halinde Teresa’nın eline tutuşturdu. Bir gece tesadüfen damadının, “Bakıcıya vereceğimiz para cebimizde kalıyor, annen her şeyi bedavaya yapıyor; zaten gelecekteki mal varlığı ve serası da bize kalacak, onu nasıl idare edeceğimizi bilmeliyiz” dediğini duyan yaşlı kadının kalbi paramparça oldu.

Uğradığı haksızlığa rağmen torunu Mateo için birkaç gün daha sabreden Teresa, kızının kendisinden sürekli para sakladığını ve maddi durumlarının kötü olduğunu iddia etmelerine rağmen lüks harcamalar yaptıklarını fark etti. Bardağı taşıran son damla ise rızası olmadan kredi kartından binlerce dolarlık lüks bir çanta alışverişi yapılması oldu. Hemen ardından masum torunu Mateo’nun, “Babam dedi ki sen çok yaşlanınca Meksika’daki evin, çiçeklerin ve paran bizim olacakmış” sözleri, Teresa için her şeyin son noktası oldu.
Ertesi sabah Doña Teresa, kimseye tek bir kelime bile etmeden bavulunu topladı ve damadı ile kızının ortak kullandığı banka hesabındaki tüm birikimini, seranın ve evinin tapularını avukatı aracılığıyla kendi üzerine sabitleyerek Houston’dan ayrıldı. Mariana ve Diego işten eve döndüklerinde karşılarında temizlenmemiş bir ev, hazırlanmamış bir akşam yemeği ve boş bir oda buldular; masanın üzerinde ise sadece boşaltılmış bir kredi kartı ile Teresa’nın bıraktığı şu not duruyordu: “Sevgi borçla ödenmez, hak edilirdi.”

Meksika’ya, Atlixco’daki huzurlu serasına geri dönen Teresa, toprakla ve çok sevdiği gülleriyle yeniden ilgilenmeye başladı. Kızının pişmanlık dolu gözyaşlarıyla açtığı telefonlara ve af dileyen mesajlarına hiçbir zaman yanıt vermedi; çünkü o, evlat sevgisinin sömürüye dönüştüğü o eşiği çoktan geçmişti. Kendi emeğiyle kurduğu hayatını bencil bir aileye yedirmeyen güçlü kadın, arkasında koca bir ders bırakarak hayatının son dönemini hak ettiği saygı ve sükunet içinde tamamladı.