Ailesi 19 yaşındaki kızlarını 70 yaşındaki zengin bir adamla evlenmeye zorladı, ancak gerdek gecesinin hemen ertesi sabahı adamın cansız bedeni şu sözlerle kıza teslim edildi: “Başınız sağ olsun… Kalbi dayanmadı.”

On dokuz yaşındaki Elif, ailesinin borçları yüzünden hayatının en büyük kurbanını vermeye zorlanmıştı. Babasının batan işleri ve ödenemeyen krediler, aileyi sokağa düşme noktasına getirmişti. Tam bu çaresizlik anında, 70 yaşındaki varlıklı bir dul ortaya çıktı; tüm borçları kapatma karşılığında Elif ile evlenmek istedi. Elif’in üniversite hayalleri ve yalvarışları, ailesinin “bu bizim tek kurtuluşumuz” feryatları arasında kayboldu. Düğün yapıldı, ancak genç kızın gözlerindeki korku herkes tarafından fark ediliyordu.

Nikahtan sonra Elif, yaşlı adamın şehir dışındaki malikanesine götürüldü. O gece odada yalnız kaldıklarında, Elif büyük bir dehşet içindeydi. Adam ona yaklaşmaya çalışınca genç kız korkuyla geri çekildi. Ancak geri adım atarken ayağı halıya takıldı ve dengesini kaybederek yere düştü. Başının arkasını sert bir şekilde şifonyerin keskin kenarına çarptı. Saniyeler içinde gerçekleşen bu kaza sonrası Elif hareketsiz kaldı. Yaşlı adam panikledi; suçlanacağını bildiği için gerçeği saklamaya karar verdi.

Ertesi sabah adam, Elif’in cansız bedenini ailesine teslim ederken yüzünde sahte bir üzüntüyle, “Başınız sağ olsun, kalbi bu heyecana dayanamadı,” dedi. Sahte doktor raporları ve rüşvetle susturulan tanıklar sayesinde ölüm nedeni kayıtlara “kalp yetmezliği” olarak geçti. Anne ve baba, kızlarının acısıyla yıkılmıştı ancak güçlü bir adama karşı ellerinde hiçbir kanıt yoktu. Şehirde herkes, gencecik bir kızın böyle aniden ölmesinin arkasındaki karanlık sebebi konuşuyordu.

Gerçek çok geçmeden, vicdanı sızlayan genç bir sağlık görevlisi sayesinde ortaya çıktı. Görevli, cenaze taşınırken kızın başının arkasındaki devasa morluğu fark etmiş ve bunun bir kalp kriziyle açıklanamayacağını anlamıştı. Polis soruşturması derinleşince, rüşvet alan doktorlardan biri baskıya dayanamayarak her şeyi itiraf etti. Ölüm saati ile doktorun çağrılma saati arasındaki tutarsızlıklar, yaşlı adamın kurduğu yalanlar zincirini tamamen kopardı.

Olayın kaza olduğu anlaşılsa da, zengin adamın delilleri karartma ve yardım çağırmama suçundan tutuklanması adaleti bir nebze olsun sağladı. Ancak en büyük darbeyi, borçları uğruna kızlarını ateşe atan anne ve baba aldı. Ellerine geçen para, kızlarının hayatına mal olmuştu. Artık borçları kalmamıştı ama geri kalan hayatlarını evlatlarının hatırasının gölgesinde, derin bir pişmanlık ve sonsuz bir yalnızlıkla geçirmek zorunda kaldılar.

Like this post? Please share to your friends: