Aşka olan inancını yitiren 39 yaşındaki Amber, babasının düzenlediği bir barbekü partisinde onun eski iş arkadaşı Steve ile tanıştığında kalbinde beklenmedik bir kıpırtı hissetti. Steve, olgun tavırları ve güven veren duruşuyla Amber’ın yaralı kalbine kısa sürede dokunmayı başardı. Tanıştıkları gün Amber’ın bozulan arabasını ustalıkla tamir etmesiyle başlayan bu tesadüf, hızlı bir aşka ve sadece altı ay içinde küçük ama samimi bir düğünle taçlanan bir evliliğe dönüştü.

Düğün gecesi, kutlamaların ardından yeni evlerine geçtiklerinde Amber, hayatının en büyük şoklarından birini yaşadı. Odaya girdiğinde Steve’i yatağın kenarında oturmuş, boşluğa doğru fısıltıyla konuşurken buldu. Steve, odada olmayan birine bugünün ne kadar mükemmel geçtiğini ve onun da orada olmasını ne kadar çok istediğini anlatıyordu. Amber kapı eşiğinde donakalmış, kocasının bu tuhaf ve ürkütücü halini izlerken içini derin bir korku kaplamıştı.

Amber’ın sesini duyunca irkilen Steve, büyük bir suçlulukla gerçeği itiraf etti: Konuştuğu kişi, yıllar önce bir trafik kazasında annesiyle birlikte hayatını kaybeden kızı Stacy idi. Steve, kızının ruhunun hala yanında olduğunu hissediyor ve özellikle hayatının bu en mutlu gününde onunla dertleşme ihtiyacı duyuyordu. Bu açıklama, Steve’in yıllardır içinde taşıdığı, kimseyle paylaşamadığı o derin ve sessiz yasın bir dışavurumu idi.

Amber önce sarsılsa da, kocasının gözlerindeki o ham ve savunmasız acıyı görünce korkusu yerini derin bir şefkate bıraktı. Steve bu sırrı, Amber’ı korkutup kaçırmamak için saklamıştı. Amber, kocasının yanına oturup elini tutarak ona deli olmadığını, sadece yas tuttuğunu ve artık bu ağır yükü tek başına taşımak zorunda olmadığını söyledi. Steve’in yıllardır biriktirdiği gözyaşları, karısının bu anlayışlı sözleriyle nihayet serbest kaldı.

O gece Amber, sevginin sadece pürüzsüz anları paylaşmak değil, birbirinin yaralarına merhem olmak olduğunu anladı. Steve’e bu kederle başa çıkabilmesi için profesyonel destek almayı teklif etti ve bu yolculukta elini hiç bırakmayacağına söz verdi. Mükemmel bir peri masalı yaşamıyorlardı belki ama birbirlerinin yaralarını saracak kadar gerçek bir bağ kurmuşlardı. Amber, o gece evlendiği adamın sadece dış görünüşünü değil, ruhundaki en karanlık köşeleri de kabul ederek gerçek evliliğin ne demek olduğunu keşfetti.