Bebek sabahtan beri teselli edilemez bir şekilde ağlıyordu ve kimse nedenini anlayamıyordu: Ancak babası eve dönüp ne olduğunu sorduğunda, küçük çocuk hizmetçiyi işaret etti ve adamın kadına yaptığı şey herkesi şaşkına çevirdi

O sabah malikanenin duvarları, küçük Anna’nın bitmek bilmeyen hıçkırıklarıyla yankılanıyordu. Genç kız, okulda arkadaşları tarafından dışlanmış ve kalbi kırılmıştı; ancak bu derin üzüntüsünü kelimelere dökemiyordu. Evin yeni hizmetçisi Maria, saatlerce dil dökmesine, en sevdiği yemekleri yapmasına ve oyunlar teklif etmesine rağmen küçük kızı teselli etmeyi başaramamıştı. Evdeki gerilim, yerdeki kırık bir vazo ve dökülen sularla birleşince ortam iyice iç karartıcı bir hal almıştı.

Tam o sırada baba eve girdi ve karşılaştığı manzara karşısında donup kaldı. Dağınık bir salon, ağlayan bir evlat ve çaresiz görünen bir çalışan vardı. Sert bir sesle “Burada neler oluyor?” diye gürültüyle sordu. Maria mahcubiyetle olanları anlatmaya çalışırken, baba diz çöküp kızının gözlerinin içine baktı. Küçük Anna, yaşlı gözlerle parmağını kaldırıp hizmetçi Maria’yı işaret edince odada ölüm sessizliği hakim oldu. Herkes babanın Maria’yı kovacağını ya da ona bağıracağını düşünüyordu.

Ancak babanın tepkisi herkesi hayrete düşürdü. Maria’ya dönerek nazikçe, “Sabrınız ve sabah boyu gösterdiğiniz çaba için teşekkür ederim. Lütfen kusura bakmayın, gerisini ben devralıyorum,” dedi. Herkes bir öfke patlaması beklerken onun bu kadar anlayışlı davranması evdeki havayı bir anda değiştirdi. Kızını şefkatle kucağına alıp odasına götürdü ve kapıyı kapatıp onunla baş başa kaldı.

Odasında sakin bir ses tonuyla sorular sorarak kızının içindeki fırtınayı dindirmeyi başardı. Anna sonunda okulda yaşadığı zorbalığı anlattığında, hıçkırıkların yerini huzurlu bir sohbet aldı. Baba, kızına duygularını ifade etmenin önemini ve kimsenin onu haksız yere suçlamaması gerektiğini sabırla anlattı. Sorunun hizmetçiden değil, dış dünyadaki kırgınlıklardan kaynaklandığı gerçeği nihayet gün yüzüne çıkmıştı.

Bir süre sonra salona dönen baba, Maria’dan tekrar özür dileyerek durumun sadece bir iletişim kazası olduğunu belirtti. O günden sonra evde sevgi ve güven hakim oldu. Maria, ailenin bir parçası gibi daha dikkatli ve şefkatli davranırken; baba ise en öfkeli anlarda bile peşin hükümlü olmamanın, sabır ve dinlemenin her türlü sorunu çözeceğini bir kez daha anlamış oldu.

Like this post? Please share to your friends: