Geçirdiği ağır kazanın ardından tekerlekli sandalyeye mahkum olan eski başarılı iş insanı, karısı için artık sadece taşınması gereken ağır bir yüke dönüşmüştü. Boşanması durumunda hiçbir maddi hak elde edemeyeceğini bilen açgözlü kadın, kocasının “kaza süsü verilerek” ölmesi halinde tüm servetin kendisine kalacağını düşünerek karanlık bir plan hazırladı. Kocasını baş başa bir dağ gezisine, yüksek bir şelalenin kenarına gitmeye ikna etti; ancak bu yolculukta kadının sevgilisi de güya “aile dostu” maskesiyle yanlarında yer alıyordu.

Şelalenin ıslak ve kaygan kayalıklarla çevrili uçurum kenarına ulaştıklarında, tekerlekli sandalyedeki adam arkasını bile dönmeden, “Lütfen yapmayın, ne planladığınızı biliyorum, her istediğinizi yaparım” diyerek fısıldadı. Fakat gözü dönmüş aşıklar kararlarından dönmediler; kadının buz gibi bir sesle “Çok geç” demesiyle birlikte sevgilisi tekerlekli sandalyeyi hırsla ileriye doğru itti. Sandalye ıslak taşların üzerinde kayarak saniyeler içinde otuz metrelik uçurumdan aşağı yuvarlandı ve gözden kayboldu. Katiller hemen “İmdat, kaza oldu!” diye bağırarak zafer çığlıkları atmaya hazırlandılar.
Ancak haince planlarının üzerinden henüz bir dakika bile geçmemişken, uçurumun derinliklerinden yükselen gür ve net bir sesle her ikisi de buz kesti: “Sevinmek için acele etmeyin!” Şelalenin yoğun sis tabakasının arasından önce birkaç adamın silüeti, ardından da sırılsıklam olmuş ama sapasağlam haldeki kocası belirdi. Karısının yüzü korkudan bembeyaz kesilirken, tekerlekli sandalyedeki adam onlara doğru bakarak günlerdir bu hain cinayet planından haberdar olduğunu söyledi.

Kocası, karısının gizli konuşmalarını tesadüfen duyduktan sonra derhal kendi karşı planını hazırlamıştı; yolculuktan önce tüm mal varlığını ve şirket hisselerini güvenilir üçüncü şahıslara devretmişti. Gezi gününde ise uçurumun alt kısmında profesyonel bir dağ arama-kurtarma ekibinin gizlice pusuya yatmasını sağlamış, düşüş anında halat ve özel ağ sistemleriyle havada yakalanarak mucizevi şekilde kurtulmuştu. Hain çifte bakarak, “Artık ne paranız var, ne de özgürlüğünüz; bana bu tuzağı kurarak kendi sonunuzu hazırladınız” dedi.

O esnada ağaçların arasından çıkan polis ekipleri uçurum kenarını tamamen kuşatarak suçüstü yakalanan kadını ve sevgilisini kıskıvrak yakaladı. Kadın feryat figan içinde suçsuz olduğunu iddia etmeye çalışsa, sevgilisi ise kaçacak delik arasa da her ikisinin bileklerine kelepçeler anında geçirildi. Kendisini fiziksel engeli yüzünden çaresiz sanan karısına unutamayacağı dâhiyane bir adalet dersi veren adam, hainlerin ömür boyu hapse mahkum edilmesini izleyerek hak ettiği huzurlu hayatına yepyeni bir sayfa açarak devam etti.