Bir nine vaktiyle dört kurt yavrusunu kurtarmıştı; yıllar sonra yetişkin kurtlar öyle bir şey yaptı ki tüm köy tam bir dehşet içinde kaldı. Yıllar önce Anna Nine, anneleri bir kazada ölen dört yetim kurt yavrusunu ormanda bulmuştu. Doğaya müdahale etmenin tehlikeli olduğunu bilse de vicdanı el vermedi; onları eve götürüp keçi sütüyle besledi ve geceleri korkuyla uluduklarında yanlarında uyudu. Yavrular güçlenince onları ormana geri bıraktı; kurtlar gitmeden önce son bir kez ona minnetle bakıp gözden kayboldular.

Anna, bu hikayenin orada bittiğini sanıyordu ama büyük bir yanılgı içindeydi. Bir sonbahar gecesi, evinin hemen arkasındaki ormanlık alanda odun toplarken karanlığın içinden kapüşonlu, devasa bir adam çıktı. Adam, Anna’nın ağzını kapatarak onu zorla uçuruma doğru sürüklemeye başladı. Yaşlı kadın tüm gücüyle direnmeye çalışsa da saldırganın karşısında çaresizdi. Tam o sırada ormanın derinliklerinden tehditkar ve derinden gelen bir gürültü yükseldi.
Ay ışığının altında dört devasa gölge belirdi. Bunlar, Anna’nın yıllar önce büyüttüğü o dört yavruydu; şimdi her biri görkemli birer yetişkine dönüşmüştü. Kurtlar, Anna’ya zarar vermeden saldırganın etrafını sardılar. En büyükleri olan lider kurt, Anna’ya doğru başını eğerek onu tanıdığını belli eden bir hareket yaptı. Saldırgan dehşet içinde kaçmaya çalışsa da kurtlar yolları keserek adamı geri püskürttü.

Korkudan ne yapacağını şaşıran adam, kaçmaya çalışırken ayağı kayıp uçuruma yuvarlandı ve bacağını kırarak acı içinde feryat etmeye başladı. Kurtlar ise saldırganla uğraşmak yerine, adeta bir onur kıtası gibi Anna’ya köyün ışıklarına kadar eşlik ettiler. Sınır hattına geldiklerinde lider kurt, Anna’nın iyi olduğundan emin olmak istercesine hafifçe burnuyla selam verip karanlığın içinde arkadaşlarıyla birlikte kayboldu.

Ertesi gün polis, ormanda sakat kalmış ve korkudan aklını yitirmek üzere olan o adamı buldu. Adam, “Beni parçalayacaklardı!” diye sayıklarken tüm köy bu mucizevi olayı konuşmaya başladı. Kurtların bunca yıl sonra nasıl olup da Anna’yı unutmadığı herkesi şaşkına çevirmişti. Anna ise sadece huzurla gülümseyerek şöyle dedi: “Ben vaktiyle onların hayatını kurtarmıştım, şimdi ise onlar benimkini kurtardı.”