Doğumun üzerinden henüz birkaç saat geçmişti; bedenim bitkin, zihnim ise dumanlıydı. Tam o sırada odanın kapısı sertçe açıldı. Kocam ve kayınvalidem, sanki orası kendi evleriymiş gibi büyük bir özgüvenle içeri daldılar. Kayınvalidem komodinin üzerine kalın bir kağıt destesi bırakıp yapmacık bir nezaketle, “Şunları imzalayıver tatlım, bebeğin işlemleri için sadece basit bir prosedür,” dedi. Kocam ise üzerimdeki baskıyı artırmak istercesine omuzlarımı sıkıca tutarak hemen imzalamam için beni zorlamaya başladı.

İçimi tarif edilemez bir korku kapladı. Kağıtları imzalamadan önce okumak istediğimde, kayınvalidemin yüzü bir anda karanlık bir hal aldı. “Okumana gerek yok, çok yorgunsun, sadece imzanı at ve dinlen,” diyerek üzerime yürüdü. Reddettiğimde ise kocam bileğimi canımı yakacak kadar sertçe kavradı ve elime zorla bir kalem tutuşturdu. “Çabuk ol, doktorlar gelmeden bitirmeliyiz bu işi!” diye tısladığında, hayatımın en büyük kabusunun içinde olduğumu anladım.
Bileğimi kurtarmaya çalışırken gözüm sayfanın en üstündeki başlığa takıldı ve gördüğüm kelimelerle beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Belgenin üzerinde “Yeni Doğan Bebek Üzerindeki Velayet ve Ebeveynlik Haklarından Feragat” yazıyordu. O an bu insanların asıl niyetini tüm çıplaklığıyla kavradım; beni bir anne olarak tamamen devre dışı bırakmak istiyorlardı. “Siz ne yapıyorsunuz? Çıldırdınız mı?!” diye çığlık atarak yatağın yanındaki acil yardım butonuna tüm gücümle bastım.

Odanın kapısı saniyeler içinde açıldı ve içeri giren doktor ile hemşireler manzarayı görünce donup kaldılar. Kocam suçlulukla benden uzaklaştı, kayınvalidem ise kağıtları sanki değerli bir hazineymiş gibi göğsüne bastırarak saklamaya çalıştı. “Bana zorla çocuğumdan vazgeçtiğime dair kağıt imzatmak istiyorlar!” diye haykırdığımda, hemşire kağıtları kadının elinden çekip aldı. Doktor belgeleri incelediğinde durumun vahameti ortaya çıktı; ben henüz kendime bile gelememişken beni evladımdan koparmaya çalışmışlardı.

Olaydan sonra öğrendiğim gerçek ise çok daha yıkıcıydı. Kocam uzun süredir boşanmayı planlıyormuş ancak ailesi soylarını devam ettirecek bir varis istiyormuş. Planları, beni zayıf anımda kandırıp bebeği elimden almak ve beni hayatlarından tamamen söküp atmaktı. Güvenlik eşliğinde hastaneden çıkarıldılar ve haklarında suç duyurusunda bulundum. Artık biliyordum ki, oğlumu korumak için verdiğim bu ilk mücadele, onsuz geçecek yeni ve huzurlu hayatımızın ilk zaferiydi.