Doğumhanede, altı yaşındaki bir çocuk yeni doğan kız kardeşini gizlice alıp kışın ortasında sokağa fırlayınca büyük bir panik başladı: Doktorlar, çocuğun bunu neden yaptığını anladıklarında dehşete düştüler

Doğumhanenin koridorlarında o sabah huzurlu bir sessizlik hâkimdi; yeni doğum yapmış anne odasında dinleniyor, baba ise giriş kapısında hemşirelerle evrak işlerini hallediyordu. Bir günlük kız bebek, pembe battaniyesine sarılı halde mışıl mışıl uyuyordu. Bu sırada, ailesiyle birlikte orada bulunan altı yaşındaki ağabeyi sessizce odaya süzüldü. Kimsenin bakmadığından emin olduktan sonra, bebeği kucağına alıp annesinin öğrettiği gibi kafasını destekleyerek hızla çıkışa yöneldi.

Bir hemşirenin durumu fark edip bağırmasıyla hastanede büyük bir panik patlak verdi. Küçük çocuk, kendisine seslenen görevlilere aldırmadan, kucağındaki bebeği sıkıca göğsüne bastırarak dondurucu kış soğuğuna rağmen sokağa fırladı. Güvenlik görevlileri, doktorlar ve panik içindeki baba, karın üzerinde kayarak kaçan çocuğun peşinden koşmaya başladı. Herkes bebeğin sağlığından ve donma riskinden dolayı dehşet içindeydi.

Kısa bir kovalamacanın ardından hemşire çocuğa yetişmeyi başardı ve bebeği güvenli bir şekilde kucağından aldı. O an küçük çocuk gözyaşlarına boğularak haykırmaya başladı: “Lütfen onu benden almayın! Kardeşimin yetimhaneye gitmesini istemiyorum! Baba, lütfen onu oraya göndermeyin!” Bu sözler, peşinden koşan herkesin bir an duraksamasına ve buz kesmesine neden oldu. Kimse çocuğun neden böyle bir korku içinde olduğunu anlayamamıştı.

Gerçek çok geçmeden ortaya çıktı: Küçük çocuk, hastane koridorunda iki hemşirenin kendi aralarındaki konuşmasına kulak misafiri olmuştu. Hemşireler, bebeklerini bırakıp gitmeye karar veren başka bir kadının durumunu ve o bebeğin yetimhaneye gönderileceğini tartışıyorlardı. Altı yaşındaki çocuk, bu konuşmanın kendi ailesi ve yeni doğan kız kardeşi hakkında olduğunu sanarak dehşete düşmüş ve kardeşini “kurtarmak” için onu kaçırmaya karar vermişti.

Babası ve doktorlar, çocuğa durumun tamamen bir yanlış anlaşılma olduğunu, kardeşinin her zaman onlarla kalacağını uzun uzun anlattılar. Küçük ağabey, büyüklerin yüzündeki samimiyeti görünce ancak o zaman sakinleşebildi. Olay tatlıya bağlandığında, bebek hiçbir şeyden habersiz sıcak yatağına geri götürüldü. Küçük kahraman ise, henüz hayatının ilk günündeki kardeşini hayali bir tehlikeden korumaya çalışmanın verdiği yorgunlukla babasına sarıldı.

Like this post? Please share to your friends: