Dört çocuğumla evde yalnız olmama rağmen, gece saat ikide kapıyı bastonlu ve devasa çantalı yabancı bir yaşlı kadına açtım; sabah ise beni gerçek bir dehşet bekliyordu

Kocamın ölümünden sonra dört çocuğumla bir başıma kalmıştım. Geçimimizi bahçedeki sebzelerle sağlıyorduk ama o Aralık ayı dondurucu soğuğuyla bizi köşeye sıkıştırmıştı. Odunumuz bitmek üzereydi ve buzdolabında çocuklarım için sakladığım sadece tek bir dilim kuru ekmek kalmıştı. Gece yarısı saat iki sularında, fırtınanın uğultusu arasında kapıda zayıf bir tıkırtı duydum. Pencereden baktığımda kar tipisinin içinde bitkin, yaşlı bir kadının karaltısını gördüm.

Mantığım “açma” diye bağırsa da, kadının sesindeki o çaresiz titreme vicdanıma dokundu. Kapıyı açtığımda karşımda karlar içinde kalmış, donmak üzere olan, elinde bastonu ve yıpranmış devasa çantasıyla küçük bir ihtiyar buldum. Onu hemen içeri alıp sobanın yanına oturttum. Evdeki son yiyeceğimiz olan o bir dilim ekmeği ona uzattım; “Ye teyze, başka yemeğimiz yok” dedim. Bana uzun uzun bakıp, “Tanrı sana bunun karşılığını verecektir” diye fısıldadı.

Yaşlı kadın çantasına sıkıca sarılarak yatağa uzandı. Ben de sobanın başında uyuyakalmışım. Sabah uyandığımda evin içindeki alışılmadık sessizlik beni korkuttu. Yatağa yaklaştığımda yaşlı kadının nefes almadığını, uykusunda huzur içinde bu dünyadan ayrıldığını anladım. Yaşanan bu durum beni dehşete düşürmüştü; evimde tanımadığım bir ölü vardı. Ancak asıl şaşkınlığı, kadının cansız ellerinden çantayı kurtardığımda yaşadım.

Çantayı açtığımda gözlerime inanamadım; içi lastiklerle bağlanmış balyalar dolusu parayla doluydu. En üstte ise el yazısıyla yazılmış küçük bir not duruyordu: “İyilik karşılıksız kalmaz. Merhametin için teşekkür ederim.” O an dehşet yerini derin bir hıçkırığa ve şaşkınlığa bıraktı. Kendi çocukları açken elindeki son lokmayı paylaşan bir annenin çaresizliği, o gece kapısına gelen gizemli misafirle mucizevi bir kurtuluşa dönüşmüştü.

Bu olaydan sonra yetkililere haber verdim ama kadının kimsesi bulunamadı. O paradan tek bir kuruşa dokunmadan önce uzun süre bekledim, ancak bu mirasın çocuklarımın rızkı olduğu gerçeğiyle hayatımızı yeniden kurdum. Artık ne kıştan ne de açlıktan korkuyorduk. Bir gece yarısı tanımadığım birine açtığım kapı, meğer aslında ailemin geleceğine açılan bir kapıymış.

Like this post? Please share to your friends: