Düğünümün en mutlu anında, kahkahalar ve müzik sesi tüm salonu doldururken, kısa bir süreliğine masadan ayrıldım. Lavabodan dönüp yerime geçerken genç bir garson aniden kolumu tuttu ve titreyen bir sesle fısıldadı: “Lütfen kadehinizden içmeyin, kaynananız içine bir şey attı.” Donup kalmıştım. Stajyer olduğu anlaşılan genç, kovulma korkusuyla hemen uzaklaştı. Masaya döndüğümde altın sarısı şampanyamın içinde masumca yükselen baloncuklara baktım; kaynanamın pahalı döpiyesi ve nazik gülümsemesinin arkasında karanlık bir niyetin saklı olduğuna inanmak güçtü.

Yerime oturduğumda içimi büyük bir öfke ve soğuk bir intikam duygusu kapladı. Garsonu koridorda sıkıştırıp gerçeği öğrendim; kaynanam ona para verip bunun bir “sakinleştirici” olduğunu söylemişti. O an kararımı verdim. Salona döndüğümde kimseye bir şey belli etmeden, kalabalığın gürültüsünden faydalanıp kendi kadehimle kaynanamın kadehini gizlice değiştirdim. Ardından ayağa kalkıp büyük bir neşeyle kadehimi kaldırdım ve onun gözlerinin içine bakarak bir yudum aldım. O da zafer kazanmış bir edayla kendi kadehini sonuna kadar içti.
Yaklaşık yarım saat sonra, düğün pastası kesilmek üzereyken kaynanamda garip değişimler başladı. Önce kendi kendine kıkırdamaya, etrafındakilere anlamsız şakalar yapmaya başladı. Misafirler onun alkolü fazla kaçırdığını sanıp fısıldaşırken, o aniden sandalyesinden fırladı. “Müzik ne kadar harika!” diye bağırdı, oysa o sırada orkestra mola vermişti ve salon sessizdi. Gözleri boşluğa bakıyor, elleriyle havada görünmez bir şeyleri yakalamaya çalışıyordu.

Olaylar gitgide daha utanç verici bir hal aldı. Kaynanam salonun ortasında kendi etrafında dönmeye, hayali kelebekleri kovalamaya ve tanımadığı misafirlere sarılıp onlara saçma sapan isimlerle hitap etmeye başladı. Kahkahaları artık korkutucu geliyordu. Herkes şaşkınlık ve acımayla onu izlerken, kocam annesinin bu haline inanamayarak yanına koştu. O an anladım ki; kadehime koyduğu şey basit bir sakinleştirici değil, beni yüzlerce misafirin önünde rezil etmek için hazırlanmış güçlü bir halüsinojendi.

Düğün, kaynanamın sağlık ekipleri eşliğinde ve sayıklamalar içinde salondan çıkarılmasıyla son buldu. Kendi kazdığı kuyuya düşmüş, beni küçük düşürmek isterken tüm itibarını kendi elleriyle yerle bir etmişti. Ben ise masada sakince oturup düğün pastamdan bir dilim yedim. O gece sadece bir evliliğe başlamamış, aynı zamanda hayatım boyunca kimsenin beni ezmesine izin vermeyeceğimi herkese kanıtlamıştım.