En mutlu günleri olması gereken düğün töreninde aniden fenalaşarak hayatını kaybeden genç gelin, doktorların ölüm raporu imzalamasının ardından beyaz gelinliğiyle morga kaldırıldı. Morgda henüz yeni çalışmaya başlayan genç bir temizlik görevlisi kadını, defin işlemleri öncesinde cenazeyi hazırlarken tuhaf bir detay huzursuz etti. Genç gelinin teni morga getirilen diğer cenazeler gibi solgun ve buz gibi değildi; yanaklarında canlı bir insana özgü hafif bir pembelik vardı, dahası göğüs kafesi çok hafifçe inip çıkıyor gibiydi. Kulağını gelinin göğsüne dayayan görevli, içeriden gelen çok derinden ve zayıf bir kalp atışı işitince dehşete kapılarak hemen nöbetçi doktorun yanına koştu.

Durumu heyecanla anlatan kadını dinleyen doktor, alaycı bir tavırla bunun zehirlenme vakalarında görülen ölüm sonrası kas kasılmaları ve yanılsamalardan ibaret olduğunu söyledi ve görevliyi odasından kovdu. Ancak içine kurt düşen temizlikçi kadın, doktorun bu umursamazlığı karşısında evine gitmek yerine morg odasına gizli bir kamera yerleştirerek nöbete başladı. Sabaha karşı ekrana baktığında gördüğü hareketlilikle hayatının şokunu yaşadı; “öldü” denilen gelin aniden derin bir nefes alarak gözlerini açmış ve yatağından doğrulmuştu.
Asıl korkunç ve mide bulandırıcı gerçek ise dakikalar sonra kameranın açısına nöbetçi doktor ile acılı olduğu sanılan damadın gizlice girmesiyle ortaya çıktı. Doktorun damada “İlaç dozunu tam ayarladım, yüzeysel kontrolde ölü göründü ve belgeler hazır” dediği, ikisinin geline yardım ederek onu arka kapıdan kaçırdığı anlar saniye saniye kayda geçti. Bu sıradan bir ölüm değil; geline enjekte edilen özel bir ilaçla onun yapay bir komaya sokulması ve nabzının neredeyse durma noktasına getirilmesiyle planlanmış devasa bir sahtekarlıktı.

Bu korkunç tezgahın arkasında ise milyonlarca liralık bir sigorta poliçesi ve gelinin babasının şirketindeki büyük hisselerini ele geçirme hırsı yatıyordu; resmi olarak ölü ilan edilen kızın tüm mal varlığı ve tazminatı doğrudan damada devredilecek, “ceset” ise apar topar yakılarak tüm kanıtlar yok edilecekti. Üstelik gelin de ailesinin baskısından kaçıp yurt dışında yeni bir hayata başlamak amacıyla müstakbel kocasıyla iş birliği yaparak bu sahte ölüm oyununa kendi rızasıyla ortak olmuştu.

Ancak açgözlü çete ve kaçak gelin, “sana öyle gelmiş” diyen doktora inanmayıp vicdanının sesini dinleyen o titiz morg görevlisini hesaba katmamışlardı. Temizlikçi kadın, elindeki video kayıtlarının bir kopyasını güvenli bir yere yedekledikten sonra durumu hemen emniyet güçlerine ihbar etti. Ertesi sabah morg odasına giren doktor ve kaçmaya hazırlanan suç ortakları, karşılarında bu kez temizlikçiyi değil, ellerinde kelepçelerle bekleyen polisleri buldular; böylece kusursuz sanılan bu kan dondurucu plan, adalet karşısında tamamen çökerek son buldu.