Seksen dokuz yaşındaki Marta, haydutlar için kolay bir lokma gibi görünüyordu. Meyve, yumurta ve el yapımı reçeller sattığı o küçük köşe dairesi, çete üyeleri için sadece ele geçirilmesi gereken değerli bir araziydi. Sahibi yaşlı, sessiz ve yalnız bir kadın olduğu için planlarının tıkır tıkır işleyeceğini sandılar. Üç kişi gelip masaya zorla bir feragatname koydular. Marta, “Burada kırk yılım geçti, imza atmayacağım,” diyerek onları reddettiğinde, liderleri hiç acımadan tezgahı ateşe verdi.

Haydutlar, alevlerin arasında yaşlı kadını çaresizce bırakıp giderken arkalarına bile bakmadılar. Ertesi sabah oranın boş kalacağını, kadının ise ya korkup kaçacağını ya da yok olacağını düşünüyorlardı. Ancak o sessiz kadının oğlunun kim olduğunu ve birazdan başlarına nelerin geleceğini hayal bile edemiyorlardı. Alevler hafiflediğinde, deponun arkasından mahallelinin “gariban bir yardımcı” sandığı kirli ceketli, suskun bir adam çıktı.
Bu gizemli adam, aslında Marta’nın güvenliğini sağlamak için kimliğini gizleyen bir korumaydı. Hemen telefonuna sarılıp kısa bir numara çevirdi. Yarım saat geçmeden mahallede daha önce görülmemiş bir hareketlilik başladı; siren sesleri yerine siyah, plakasız arazi araçlarının uğultusu duyuldu. Araçlardan inenler sıradan polisler değil, tam teçhizatlı özel harekat timiydi. Çete lideri Richard, başlangıçta bunun rastgele bir baskın olduğunu sanıp gülmeye yeltendi.

Özel harekatın başındaki komutan öne çıktığında Richard’ın gülüşü boğazında düğümlendi. Komutan; yanmış tezgaha, kırılmış kavanozlara ve dumanlar içindeki Marta’ya baktı. Ardından, mahallelinin “evsiz” sandığı yardımcısına dönüp raporu aldı. Richard, durumun kontrolünden tamamen çıktığını o an anladı. Komutan, büyük bir saygıyla Marta’ya yaklaştı ve “Anne… yanında olamadığım için özür dilerim. Artık buradayım,” dedi.

O an gerçek ortaya çıktı: Marta’nın oğlu, tek bir emriyle kapıları açan, çok güçlü ve yüksek rütbeli bir özel harekat komutanıydı. Mahallede annesine yardım eden o “garip adam” ise aslında komutanın görevlendirdiği en iyi askerlerinden biriydi. Haydutlar, sadece yaşlı bir kadının tezgahını değil, devletin en sert yüzünün annesinin yuvasını yakmışlardı. Richard ve çetesi için adalet, hayatları boyunca unutamayacakları kadar hızlı ve ağır bir şekilde geldi.