İkiz bebeklerin kendi “gizli dilleriyle” iletişim kuruyor gibi görünmesi olgusu, hem ebeveynlerin hem de araştırmacıların uzun zamandır ilgisini çekmektedir. Birçok viral video, özellikle özdeş ikizler arasında benzersiz bir bağ olduğunu öne sürse de, uzmanlar, idioglossia veya kriptofasi olarak bilinen özel bir dilin gerçek vakalarının aslında oldukça nadir olduğunu ve genellikle yalnızca aşırı izolasyonda ortaya çıktığını belirtmektedir. Daha yaygın olanı ise, ikizlerin birbirlerinin gevezeliklerini taklit etmesidir; bu, beyinlerinin konuşma bağlantıları oluşturması sırasında erken dil gelişiminin doğal ve sağlıklı bir parçasıdır.

Bunun en sevilen örneklerinden biri, Hollandalı çift yumurta ikizleri Merle ve Stijn’in yer aldığı 2011 tarihli viral videodur. Klipte, pembe giysili Merle ve erkek kardeşi Stijn, canlı bir “sohbet” içindeymiş gibi görünüyor; anlamlı gevezelikler ve yoğun göz teması kuruyorlar. Babaları Roy Johannik, dünya çapındaki izleyicilerde yankı uyandıran bu yürek burkan anı görüntüledi. Merle’nin kardeşinin seslerine verdiği geniş gülümseme, videonun cazibesini daha da artırdı ve videonun 2021 başlarında 22 milyondan fazla izlenmesini sağladı.

Merle ve Stijn arasındaki etkileşim gizemli bir dil alışverişi gibi görünse de, araştırmalar ikizlerin, özellikle de özdeş olanların, yaklaşık %40’ının “özerk dil” adı verilen bir dil geliştirebileceğini gösteriyor. Bu, yeni bir dil oluşturmayı değil, yalnızca birbirleriyle kullandıkları ortak takma adları, sesleri veya jestleri içeriyor. Bu benzersiz iletişim yöntemleri, ikizler arasındaki derin bağı ve yakın etkileşim kurma eğilimlerini ve genellikle kendilerini ifade etmek için özel yollar geliştirmelerini yansıtıyor.

Aynı zamanda, araştırmalar ikizlerin konuşma ve dil gelişiminde tek yumurta ikizlerine kıyasla hafif gecikmeler yaşayabileceğini gösteriyor. Bu, birden fazla çocuğu olan ebeveynlerin daha az bireysel etkileşimi ve ikizlerin birbirlerinin yanlış konuşma kalıplarını taklit etme eğilimi gibi faktörlerin birleşimine bağlanabilir. Genellikle sözel olmayan ipuçları ve ortak davranışlar aracılığıyla birbirlerini sezgisel olarak anladıkları için, net ve geleneksel bir dile daha az ihtiyaç duyabilirler. Neyse ki, ikizlerin çoğu genellikle okul çağına geldiklerinde akranlarına yetişir.
Sonuç olarak, bilim ikizler arasında tam anlamıyla gelişmiş bir gizli dil fikrini desteklemese de, Merle ve Stijn’in ilk “sohbeti” gibi anlar, kelimelerin her zaman açıklayamayacağı yürekten bir duygusal bağı ortaya çıkarır. Tatlı bir ileri geri gevezelikleri ve ışıltılı ifadeleri, ikizlerin sıklıkla paylaştığı özel yakınlığı sembolize eder; her yerde insanları büyülemeye ve sevindirmeye devam eden, dile getirilmeyen bir anlayış.