Hasta yakını bir hastanın şikayeti üzerine başhekim, hemşire kadını odasına çağırdı. Sürekli telefonuna baktığı için görevini ihmal etmekle suçlanan hemşire, hasta bir kızı olduğunu ve onun durumunu takip etmek zorunda olduğunu söylese de başhekimi ikna edemedi. Başhekim, “Ya verdiğim işi yaparsın ya da istifa dilekçeni yazarsın, artık sadece hastaları yıkayacaksın” diyerek onu alt kademeye düşürdü. İşini kaybetmekten korkan çaresiz kadın, bu ağır şartı kabul etmek zorunda kaldı ve ilk görev günü için hazırlıklara başladı.

İlk iş gününde hemşireye, boynundan aşağısı tamamen felçli olan ve yıllardır hiçbir uzvunu oynatamayan genç bir hastayı banyoda yıkama görevi verildi. Kadın, diğer bir görevlinin yardımıyla hareket edemeyen genci zorlukla banyoya taşıdı; ardından küvete su doldurup sıcaklığını kontrol etti ve köpükler eşliğinde hastayı nazikçe yıkamaya başladı. Banyonun içindeki sessizliği sadece suyun şırıltısı ve kadının yorgun iç çekişleri bölüyordu. Ancak tam o sırada yaşanan bir olay, banyodaki tüm sakinliği bir anda yok etti.
Yıllardır yatağa bağımlı olan ve tek bir parmağını bile oynatamayan felçli genç, ani bir hareketle hemşirenin kalçasını sıkıca kavradı. Genç kadın büyük bir korkuyla geriye doğru fırlayarak, “Aman Tanrım, ne yapıyorsunuz siz?!” diye çığlık attı. İlk başta hastanın uygunsuz bir davranışta bulunduğunu düşünerek öfkelendi; fakat saniyeler içinde gencin boynundan aşağısının tamamen felçli olduğunu hatırlayınca dehşet içinde donakaldı. Titreyen bir sesle “Bunu siz mi yaptınız?” diye sordu; genç ise şaşkın gözlerle “Ben hiçbir şey hissetmiyorum, yapamam” diye fısıldadı.

Büyük bir panik yaşayan hemşire, hemen acil durum butonuna basarak doktorları çağırdı. Birkaç dakika içinde odaya giren başhekim, hastanın kolunu muayene ettiğinde gözlerine inanamadı ve büyük bir şaşkınlıkla haykırdı: “Bu imkansız! Onun tüm sinirlerinin öldüğünden emindim!” Doktor, şok içindeki hemşireye dönerek, “Yıkama sırasında yanlışlıkla onun dirsek sinirine dokunmuşsunuz ve bu ani bir refleks yaratmış. Bu demek oluyor ki, genç adamın uzuvlarındaki hareket kabiliyeti tamamen geri döndürülebilir!” dedi.

Hemşire duydukları karşısında gözyaşlarını tutamadı ve sevinçle ağlamaya başladı. Başhekim, az önce odasından azarlayarak kovduğu kadına bu kez minnet dolu gözlerle bakarak, “Sen az önce bu gencin hayatını kurtardın, hemen rehabilitasyona başlarsak eski sağlığına kavuşacak” dedi. Telefonu yüzünden cezalandırılan hemşire, bilmeden yaptığı küçük bir dokunuşun felçli bir insan için nasıl büyük bir mucizeye dönüştüğünü görerek mesleğine yeniden sıkı sıkıya bağlandı ve o günden sonra hastanenin en değerli personeli oldu.