Zengin ve başarılı bir iş adamı olan adam, geçirdiği talihsiz kaza sonrası tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştı. Karısı için o artık sevilecek bir eş değil, kurtulunması gereken bir yüktü. Kadın, boşanırsa hiçbir şey alamayacağını bildiği için sevgilisiyle kan donduran bir plan yaptı: Kocası bir “kaza” sonucu ölecek ve tüm servet kadına kalacaktı. Onu temiz hava alma bahanesiyle dik bir uçurumun kenarına, hırçın suların uğuldadığı bir şelaleye götürdüler.

Uçurumun kenarında adam her şeyi anladığını belli ederek onlara yalvardı, ancak vicdanını hırs bürümüş kadın ve sevgilisi geri adım atmadı. Soğuk bir bakışmanın ardından tekerlekli sandalyeyi hızla boşluğa ittiler. Sandalye kayalıklardan süzülüp gözden kaybolurken, kadın timsah gözyaşları dökerek yardım çığlıkları atmaya başladı. Cinayeti mükemmel bir kaza gibi süslediklerine ve artık çok zengin olduklarına emindiler.
Ancak kutlama yapmak için henüz çok erkendi. Uçurumun aşağısından, az önce boşluğa gönderdikleri kocanın gür sesi yükseldi. Şaşkınlıktan donakalan aşıklar, sislerin arasından adamın bir grup profesyonel kurtarma ekibiyle birlikte sağlam bir şekilde yukarı çıktığını gördüler. Kadının yüzü bir kireç gibi bembeyaz oldu; öldüğünü sandığı kocası dimdik karşısındaydı.

Adam, aslında onların bu planını günler öncesinden duymuş ve kendi karşı planını hazırlamıştı. Tüm mal varlığını gizlice başkalarının üzerine devretmiş ve polisi çoktan haberdar etmişti. Onları bu uçurumun kenarına aslında kendisi çekmiş, canına kastedip etmeyeceklerini görmek için onlara son bir şans vermişti. “Artık ne paranız var ne de özgürlüğünüz,” dediğinde, kadının ve sevgilisinin hayalleri saniyeler içinde yerle bir oldu.

Uçurumun kenarında yankılanan siren sesleri, hain planın son perdesini kapattı. Polisler suçüstü yakalanan ikiliyi kelepçelerken, adam ihanetin acısına rağmen adaletin yerini bulmasının huzuruyla oradan ayrıldı. Servet peşinde koşanlar elleri boş bir şekilde parmaklıklar ardına giderken, hayatta kalan adam sadece canını değil, kimin gerçek kimin sahte olduğunu da kurtarmış oldu.