Kız kardeşim düğününde beni en uzak köşeye oturttu, ama aniden bir yabancı üzerime doğru eğildi ve sessizce şöyle fısıldadı: “Sevgiliymişiz gibi davran; kız kardeşin yaptığına bin pişman olacak.”

Kız kardeşim Mira, düğününde beni mutfak kapısının dibindeki en kötü masaya oturtarak herkesin önünde küçük düşürmeye çalıştı. Kendi ayakları üzerinde duran, kariyer sahibi bir kadın olmama rağmen; tüm akşam boyunca misafirlere benim “evde kaldığımı” ima eden iğneleyici şakalar yaptı. Hatta düğün çiçeğini atarken bile mahsus benden uzağa fırlatıp, “Görünüşe göre kız kardeşim biraz daha beklemek zorunda kalacak,” diyerek tüm salonun bana acıyarak bakmasına sebep oldu.

Tam o mutfaktan kaçıp gitmeyi planlarken, arkamda güven veren, derin bir erkek sesi duydum: “Bana ayak uydur. Buraya benimle gelmişsin gibi davran; söz veriyorum kız kardeşin her lafına pişman olacak.” Arkamı döndüğümde karşımda kusursuz takımı ve karizmatik duruşuyla nefes kesici bir adam gördüm. Adının Leon olduğunu ve damadın kuzeni olduğunu söyledi. Saygılı ama sahiplenici bir tavırla yanıma oturduğunda, salondaki uğultu bir anda kesildi.

Leon’un masama gelişiyle Mira’nın yüzündeki o kibirli gülümseme bıçak gibi kesildi. Kısa süre sonra öğrendim ki bu yabancı, sadece bir akraba değil; bölgenin en saygın ve varlıklı iş adamlarından biriydi. Düğündeki tüm bekar kadınlar akşam boyu onun dikkatini çekmeye çalışmış ama o kimseye dönüp bakmamıştı. Şimdi ise sanki hayatının aşkıymışım gibi sadece benimle ilgileniyor, şakalarıma gülüyor ve etraftaki hayran bakışları tamamen görmezden geliyordu.

Misafirler şaşkınlık içinde birbirlerine fısıldarken, Mira’nın elindeki kadeh öfkeden titremeye başladı. Beni “zavallı ve yalnız” biri gibi göstermeye çalışırken, bölgenin en gözde erkeğinin odak noktası olmam onu çılgına çevirmişti. Leon ise kulağıma eğilip kısık bir sesle, “Senin hakkında söyledikleri hiçbir şeye inanma, sen onların göstermeye çalıştığından çok daha fazlasısın,” dedi. O an, kendimi artık köşeye sıkışmış bir kurban gibi hissetmiyordum.

Gecenin sonunda Leon, herkesin şaşkın bakışları arasında beni dansa kaldırdı ve bu küçük oyun, yerini gerçek bir etkilenmeye bıraktı. Kız kardeşimin beni aşağılamak için kurduğu o masa, hayatımın en unutulmaz tanışmasına vesile olmuştu. Mira’nın kıskançlık dolu bakışları altında salondan Leon ile birlikte çıkarken, hayatın bazen en kötü yerden en güzel başlangıçları çıkardığını bir kez daha anladım.

Like this post? Please share to your friends: