Kocam ve ailesi beni buz gibi suya itmenin ‘eğlenceli’ olacağına karar verdiler: Başımı çarptım ve boğulmaya başladım, güçlükle kıyıya çıktığımda ise hepsi durmuş halime gülüyorlardı

Kocam ve ailesi beni buz gibi suya itmenin “eğlenceli” olacağına karar verdiler: Başımı çarptım ve boğulmaya başladım, güçlükle kıyıya çıktığımda ise hepsi durmuş halime gülüyorlardı .

Kocam ve ailesiyle olan ilişkimin normal olduğunu, en azından bana saygı duyduklarını sanıyordum. Ancak o gün, bana duydukları “saygının” aslında koca bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıktı. Sisli ve dondurucu bir kış günü iskelede yürürken, kocam aniden suyun derinliğini merak ettiğini söyledi. Yüzme bilmediğimi ve havanın çok soğuk olduğunu söylememe fırsat kalmadan, beni sertçe sırtımdan itti. Suya düşerken başımı ahşap iskeleye çarptım; buz gibi su ciğerlerime dolarken bilincimi kaybetmek üzereydim.

Suyun altında yaşam savaşı verirken yukarıdan kahkahalar yükseliyordu. Kocam ve ailesi, ne kadar “havalı” düştüğümü konuşup eğleniyorlardı. Ölümle burun buruna gelmişken hiçbirinin yardım etmek için elini bile uzatmaması, kalbimdeki tüm sevgi kırıntılarını o an yok etti. Kıyıya tırnaklarımla tutunarak çıkmayı başardığımda, karşımda hala halimle dalga geçen bir grup zalim vardı. O an anladım ki, eğer şimdi susarsam bu canavarlık bir gün canımı alacaktı.

Titreyen parmaklarımla sırılsıklam olan telefonumu çıkardım ve hemen polisi aradım. Sesim buzun etkisinden titriyordu ama kelimelerim bir bıçak kadar keskindi: “Kocam beni öldürmeye teşebbüs etti, başımdan yaralandım ve yardım etmeyi reddediyorlar.” Polis ekipleri iskeleye ulaştığında, kocam bunun “sadece masum bir şaka” olduğunu söyleyerek gülmeye çalışıyordu. Ancak başımdaki yara ve donmak üzere olan bedenim her şeyi anlatıyordu. Kocamın bileklerine kelepçe takıldığı an, o meşhur kahkahaları bıçak gibi kesildi.

Biraz önce benimle dalga geçen kayınvalidem ve kayınpederim, şimdi ayaklarıma kapanmış “Lütfen şikayetini geri çek, o sadece bir cahillik etti, hayatını karartma” diye yalvarıyorlardı. Donmuş ceketimin içinde onlara bakarken, artık içimde korku değil, sonsuz bir soğukluk vardı. Onlar benim çaresizliğimden “eğlenceli bir şaka” çıkarmak istemişlerdi; karşılığında ise ellerine kelepçe ve bir ceza davası almışlardı.

O günden sonra hayatımdan sadece kocamı değil, bana zarar veren herkesi tek bir hamlede sildim. İskeleden itildiğimde boğulan tek şey benim saflığımdı; sudan çıktığımda ise artık kimsenin canımı yakmasına izin vermeyecek kadar güçlü bir kadındım. Adalet, buz gibi suların içinden söküp aldığım en büyük zaferim oldu.

Like this post? Please share to your friends: