Komşum bahçemi çöplüğüne çevirdi; ben de ona asla unutamayacağı bir “hediye” götürdüm

73 yaşında, tekerlekli sandalyeye bağlı bir emekliyim ve küçük bahçem benim tüm dünyam. Oraya diktiğim genç akçaağaçlar ve kuş yemlikleri, hayata tutunma biçimim. Ancak yan eve taşınan genç bir kadın, bahçemi şahsi çöplüğü gibi kullanmaya başladı; çitlerime takılan peçeteler ve boş kutularla başlayan bu saygısızlık, bir sabah karın üzerine dökülmüş koca bir çöp dağına dönüştü. Kapısına gidip nazikçe uyardığımda ise beni küçümseyerek “Zaten emeklisin, vaktin çok; benim çöpümü de temizleyiver” diyerek yüzüme güldü.

O an sabrım tükendi ama öfkeyle değil, zekice hareket etmeye karar verdim. Bu evde 30 yıldır oturuyordum ve mülk sahibi Tom en eski dostumdu. Kadının taşındığı günden beri bahçeme attığı her çöpü; tarihleri, saatleri ve kar üzerindeki ayak izleriyle fotoğraflamıştım. Tom’u arayıp bu “çöp albümünü” gönderdiğimde dostumun sesi buz kesti; kiracısının sözleşmedeki bahçe bakımı maddesini ihlal ettiğini ve derhal tahliye sürecini başlatacağını söyledi.

Ertesi gün kadının kapısına gidip ona süslü, küçük bir kutu uzattım. “Sabahki tavrım için özür dilerim, size bir barışma hediyesi getirdim” dedim. Kadın, zafer kazanmış bir edayla kutuyu elimden kapıp içeri girdi. On dakika sonra kapısı gümleyerek açıldı; ev sahibi Tom onu aramış ve hafta sonuna kadar evi boşaltmasını, aksi takdirde mülke zarar vermekten dava açacağını bildirmişti. Kadın bahçeme fırlayıp “Beni evden mi attırdın?” diye çığlık atmaya başladı.

Elimdeki birayı yudumlayarak, “Sadece senin bana verdiğin tavsiyeyi uyguladım,” dedim. “Emekli olduğum için vaktim çoktu, ben de vaktimi bahçemdeki çöpleri belgelemek için kullandım.” Kadın, kutunun içinden çıkan fotoğrafları ve tahliye ihbarnamesini görünce neye uğradığını şaşırdı. Sabahki o kibirli gülümsemesinden eser kalmamıştı; kendi attığı çöpler şimdi kendi sonunu hazırlamıştı.

Cuma günü kamyon kapıya yanaştı ve o gürültülü kadın eşyalarıyla birlikte hayatımdan çıktı. Ertesi sabah bahçeme çıktığımda hava taze kar kokuyordu; çöp, sigara izmariti ya da saygısızlık yoktu. Tekerlekli sandalyede olabilirim ama kimsenin çöpçüsü değilim. Bahçemi bir çöplüğe çevirmeye kalkan olursa, o çöpü kapının önüne koyacak kadar enerjim hala var.

Like this post? Please share to your friends: