Orman koruculuğundaki yirmi yılım boyunca yangınlar, kaçak avcılar ve yaralı hayvanlar gördüm; beni artık hiçbir şeyin şaşırtamayacağını sanıyordum. Ancak o dondurucu sabah, eski cipimle her karışını bildiğim ormanın derinliklerine daldığımda, doğanın fısıldadığı o tuhaf huzursuzluğu hissettim. Motoru durdurduğumda, rüzgarın uğultusu arasında vahşi bir hayvana ait olmayan, adeta acı dolu bir bebek çığlığını andıran o ince sızlanışı duydum.

Fenerimi yakıp sesin geldiği yöne, unutulmuş patikaya doğru ilerledim. Virajı döndüğümde gördüğüm manzara nefesimi kesti: Çamurlu toprağın üzerinde, henüz bir aylık bile olmayan küçük bir yavru köpek, ıslak tüyleriyle titreyerek eski bir çuvalın üzerine tünemiş dertli dertli ağlıyordu. Beni görünce kaçmak yerine patileriyle çuvalı daha sıkı kavradı, sanki canı pahasına içindeki her neyse onu korumaya yemin etmiş gibiydi. Köpeğin bu sadık duruşu içimdeki felaket hissini körükledi.
Titreyen ellerimle çuvalı yavaşça yerinden kaldırdığımda, içindeki ağırlığın taş veya sert bir cisim olmadığını fark ettim. Torbanın içinden gelen hafif, neredeyse belirsiz bir hareketlenme ile dehşete düştüm. Korkudan bayılacak gibiydim; yavaşça çuvalın ağzını açtığımda gördüğüm şey karşısında tek bir kelime bile edemeden donakaldım. Çuvalın içinde, ince bir battaniyeye sarılı, morarmış dudaklarıyla son nefeslerini veren küçücük bir bebek yatıyordu.

Eğer o küçük yavru köpek, kendi beden sıcaklığıyla çuvala sığınmasa ve feryat ederek beni buraya çekmese, bebek o geceyi asla çıkaramazdı. Hemen ceketimi çıkarıp minik bedeni kucağıma aldım ve cipe doğru var gücümle koştum. Hastaneye yetiştiğimizde doktorlar, bebeğin hayata tutunmasının mucize olduğunu ve o minik köpeğin sadakati sayesinde donmaktan kurtulduğunu söylediler.

Kısa süre sonra bu korkunç terk edilişin arkasındaki acı gerçek ortaya çıktı: Yedi çocuklu ve aşırı yoksul bir anne, çaresizliğin doruğunda bebeğine bakamayacağına karar verip onu ormana bırakmıştı. O vicdansız karanlığın ortasında parlayan tek ışık, bir çuvalın üzerinde bekleyen sadık bir köpek yavrusuydu. Bugün o bebek ve kahraman köpek aynı yuvada beraber büyüyorlar; kaderlerini birleştiren o dondurucu sabahı geride bırakarak.