Sinemada genç bir adam, yaşlı adamı biletli yeri olmasına rağmen oradan kovmaya çalıştı: Ancak bir saniye sonra yaşananlar tüm salonu dondurdu

Sinema salonunda ışıklar yavaşça sönmeye başlarken herkes sessizlik içinde filmin başlamasını bekliyordu. Arka sıralarda oturan genç bir adam, gözüne kestirdiği bir kızın yanına oturabilmek için kendine yer aramaya başladı. Kızın sağ tarafında yapılı bir adam oturuyordu, ancak sol tarafında eski ceketli, zayıf ve oldukça yaşlı bir adam vardı. Genç adam, yaşlı amcayı kolay bir hedef olarak görerek yanına gitti ve kaba bir tavırla onu yerinden kalkmaya zorladı.

Yaşlı adam şaşkınlıkla titreyen ellerindeki biletini gösterip, “Evladım, burası benim yerim,” dese de genç adam onu dinlemedi. Etraftaki insanların ve özellikle ilgi duyduğu kızın önünde “havalı” görünmek isteyen genç, yaşlı adamın şapkasını kapıp yere fırlattı. Gerginlik tırmanırken, genç adam yaşlı amcayı kolundan tutup sertçe koltuktan yere savurdu. Yaşlı adam acıyla yere yığılırken salonda buz gibi bir sessizlik hakim oldu; kimse müdahale etmeye cesaret edemiyordu.

Tam o sırada, gencin etkilemeye çalıştığı kız yerinden fırladı. Herkes kızın tanışmak için elini uzatacağını sanırken, genç adam zafer kazanmış bir gülümsemeyle elini uzattı. Ancak saniyeler içinde manzara değişti; kız çevik bir hareketle gencin kolunu arkasına kıvırıp onu acıyla yere kapakladı. Kız, “Hemen bu beyefendiden özür dile!” dediğinde, gencin az önceki küstahlığından eser kalmamıştı.

Genç adam acı içinde kıvranarak özür dilerken, tüm salon bu beklenmedik savunma sanatları gösterisi karşısında donup kalmıştı. Kız, genci bıraktıktan sonra yerdeki şapkayı nazikçe alıp yaşlı adama uzattı ve yerine oturmasına yardım etti. Az önce sessiz kalan izleyiciler, bu cesur hareketi kısık sesli alkışlarla karşıladılar. Genç adam ise yaşadığı büyük utanç ve fiziksel acıyla filmi izleyemeden salonu terk etmek zorunda kaldı.

Film başladığında salonda artık farklı bir huzur vardı. Yaşlı adam, kendisine kol kanat geren bu yabancı kıza minnetle gülümserken; kaba kuvvetin ve küstahlığın, gerçek güç ve zarafet karşısında ne kadar zavallı kaldığı herkese ders olmuştu. O akşam sinemadan çıkanlar sadece bir film izlememiş, insanlık onuruna dair unutulmaz bir ana tanıklık etmişlerdi.

Like this post? Please share to your friends: