Yaklaşık altı aydır, ilk bakışta gayet normal görünen 45 yaşında bir adamla görüşüyordum ve her şey mükemmel gidiyordu — ta ki onu arkadaşlarımla tanıştırmaya karar verdiğim o ana kadar

Kırk beş yaşındaki Mark ile bir çay ocağında tanıştığımızda, nazik tavırları ve özgüveni beni etkilemişti. Altı ay boyunca her şey yolunda görünüyor, aramızdaki ilişki olgun ve sorunsuz ilerliyordu. Onun hafif mesafeli ama kendinden emin duruşunu “ayakları yere basan bir adam” olarak yorumlamıştım. Ancak bu altı aylık pembe tablo, onu en yakın arkadaşlarımla tanıştırmaya karar verdiğim akşam paramparça oldu.

Arkadaşlarımla buluştuğumuzda, Mark’ın maskesi daha ilk dakikalardan düşmeye başladı. Masadaki yemekleri küçümseyen şakalar yapıyor, seçilen şarabın kalitesini herkesin içinde eleştiriyordu. Asıl kırılma noktası ise mesleklerimize dair konuşurken yaşandı. Arkadaşımın öğretmen olan eşine bakarak, “sıradan insanların” hayal bile edemeyeceği paralar kazandığından küstahça bahsetmeye başladı. O an, daha önce fark etmediğim o çirkin üstünlük taslama çabasını tüm çıplaklığıyla gördüm.

Gece ilerledikçe Mark’ın tavırları daha da çekilmez bir hal aldı. Benim işimle ilgili alaycı yorumlar yapıyor, masadaki herkesin maaşını ve yaşam standartlarını dolaylı yoldan sorguluyordu. Bir müşterisini nasıl kandırdığını büyük bir gururla anlattığında masada buz gibi bir sessizlik oldu. Arkadaşlarıma karşı sergilediği bu kibirli ve aşağılayıcı tutum, aslında onun gerçek karakteriydi; benimle baş başayken sadece en iyi versiyonunu oynamıştı.

Buluşma sonrası eve dönerken ona davranışlarının ne kadar kaba olduğunu söyledim. Hiç istifini bozmadan, “Ben sadece kendim oldum, başkalarının onayı için numara yapamam. Arkadaşların çok küçük yaşıyor, sen daha iyisini hak ediyorsun,” dedi. Kendi narsizmini dürüstlük kılıfına sokmaya çalışıyordu. O an anladım ki, onun dünyasında saygı sadece güç ve paraya duyuluyordu, insana değil.

O gece ilişkiyi bitirme kararı aldım. Mark sonraki günlerde özür dilese de, kendi ağzıyla itiraf ettiği o “gerçek haliyle” bir ömür geçiremeyeceğimi biliyordum. Arkadaşlarımla tekrar bir araya geldiğimizde, o akşamın aslında büyük bir kurtuluş olduğunu fark ettim. Maskeler düştüğünde ortaya çıkan manzara hoşuma gitmemişti ama gerçekleri görmek, koca bir yalanı yaşamaktan çok daha değerliydi.

Like this post? Please share to your friends: