Yeni bir koltuk satın aldım ama köpeğim kolçakları tırmalamaya ve kemirmeye başladı: Dayanamayıp kumaşı kestim ve koltuğun içinde korkunç bir şey gördüm

Uzun süredir oturma odam için hem rahat hem de şık bir koltuk arıyordum. Sonunda küçük bir mağazada tam istediğim gibi bir model buldum; dışarıdan bakıldığında tamamen yeni gibi görünüyordu ancak sonradan buranın eski mobilyaları yenileyip satan bir yer olduğunu öğrendim. Koltuğu eve getirip salonun köşesine yerleştirdiğim an, normalde son derece sakin bir hayvan olan köpeğim Jerry’nin huzursuzlandığını fark ettim. Koltuğun etrafında yavaşça dönüp ayaklarını kokladıktan sonra sağ kolçağa odaklandı ve aniden orayı patileriyle çılgınca tırmalamaya başladı.

İlk başta yeni bir oyun alanı bulduğunu düşünerek güldüm ve dikkatini dağıtmak için ona en sevdiği oyuncakları, ödül mamalarını vermeyi denedim; fakat hiçbir işe yaramadı. Jerry, sanki içeride bir şey olduğunu biliyormuş gibi durmaksızın havlıyor, kolçağı kokluyor ve kumaşı parçalamak istiyordu. Aradan birkaç saat geçip köpeğimin bu alışılmadık ısrarı ve sinir krizi devam edince içime kötü bir his doğdu. Jerry asla sebepsiz yere böyle davranmazdı; sonunda dayanamayıp elime bir bıçak aldım ve tereddüt içinde kolçağın kumaşını dikkatlice yardım.

Kumaşı araladığımda sararmış süngerler, yaylar ve eski ahşap iskeletin arasında kıvrılmış, siyah renkli gizemli bir kütle gördüm. Merakla ve korkuyla deliği biraz daha genişlettiğimde karşılaştığım manzara karşısında dehşete düştüm: Döşemenin içinde upuzun, çürümeye yüz tutmuş ölü bir yılan duruyordu. O ana kadar kalın kumaşın hapsettiği o berbat ve keskin koku bir anda tüm odaya yayıldı; ben tiksintiyle geriye doğru fırlarken Jerry de tehlikeyi sezip hırlamaya başladı.

Hemen yılanın bulunduğu kolçak kısmını söküp çöpe attıktan sonra eve acilen profesyonel bir ilaçlama ve dezenfeksiyon ekibi çağırdım. Eve gelen uzmanlar, bu talihsiz durumun koltuğun eski sahibindeyken ya da depoda bekletildiği sırada içine giren yılanın orada sıkışıp ölmesiyle yaşandığını onayladılar. Koltuğu yenileyen usta, mobilyanın içini hiç kontrol etmeden doğrudan eski iskeletin üzerine yeni kumaş kaplayıp satmıştı. Yaşadığım bu mide bulandırıcı tecrübe bana büyük bir ders oldu ve o günden sonra ikinci el hiçbir mobilyayı evime sokmama kararı aldım.

Olayın üzerinden haftalar geçmesine rağmen, bu korkunç anı hem benim hem de sadık dostumun üzerinde derin bir iz bıraktı. Mağazayı şikayet edip paramı geri alsam da evdeki huzurumuz bir süre geri gelmedi. Kahraman köpeğim Jerry ise o günden sonra dünyadaki hiçbir koltuğa ya da yatağa güvenmiyormuş gibi sadece ve sadece sert zeminde, yerde uyumaya başladı. Doğrusu onun bu şüpheci tavrını çok iyi anlıyorum; çünkü onun o muhteşem burnu ve ısrarı olmasaydı, evimde nasıl bir felaketle yaşamaya devam edeceğimi düşünmek bile hâlâ tüylerimi ürpertiyor.

Like this post? Please share to your friends: