Yeni evli çift, bebeklerinin dünyaya gelişi için her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlamış, evdeki tüm köşeleri yumuşatmış ve güvenlik önlemlerini almıştı. İlk aylar huzur içinde geçti ancak bir gece her şey altüst oldu. Bebekleri aniden, daha önce hiç duymadıkları kadar şiddetli bir şekilde ağlamaya başladı. Ne kucakta sakinleşiyor ne de beslenince susuyordu; minik bedeni kasılıyor, yüzü acıdan kıpkırmızı oluyordu.

Telaşla gittikleri nöbetçi klinikteki doktorlar, bebeği üstünkörü muayene ettikten sonra bunun bebeklerde çok yaygın görülen sıradan bir “kolik” vakası olduğunu söylediler. Bir sakinleştirici ilaç yazıp aileyi evlerine gönderdiler. Ancak sonraki iki gün boyunca ağlamalar dinmedi, bebek uykusuzluktan ve acıdan bitap düştü. Anne ve baba yorgunluktan tükenmiş halde, doktorların teşhisine güvenerek çaresizce beklediler.
Üçüncü gecenin sonunda, baba bebeği kucağında gezdirirken garip bir detay fark etti. Bebek bir bacağını normal hareket ettirirken, diğerini sürekli bükülü tutuyor ve oraya dokunulduğunda çığlık atıyordu. Şüphelenen baba, bebeğin çoraplarını çıkardığında dehşete düştü. Bebeğin ayak parmaklarından biri şişmiş, morarmış ve neredeyse derinin içine gömülmüş incecik bir ip tarafından boğulmuş gibi görünüyordu.

Dikkatle bakınca bunun bir ip değil, annesinin dökülen uzun bir saç teli olduğu anlaşıldı. “Saç turnikesi” denilen bu durum, incecik bir saç telinin bebeğin parmağına dolanıp kan akışını tamamen kesmesiyle oluşmuştu. Saç teli o kadar sıkı dolanmıştı ki, bebeğin hassas derisi telin üzerine doğru şişmeye başlamıştı. Aile vakit kaybetmeden bebeği tekrar hastaneye, bu sefer acil cerrahiye yetiştirdi.

Doktorlar hemen müdahale ederek saç telini cerrahi yöntemle temizlediler. Müdahale eden ekip, birkaç saat daha geç kalınsaydı parmağın kangren olup kaybedilebileceğini belirtti. Bu olaydan sonra baba, yaşadıklarını tüm ebeveynlerle paylaşarak şu uyarıyı yaptı: “Doktorlara inansak da içgüdülerimizi asla susturmamalıyız. Bazen en büyük acıların sebebi, çorabın içinde kalmış basit bir saç teli kadar küçüktür.”